1 Haziran 2011 Çarşamba

BUENOS AIRES

13. GÜN    05 MART 2011
BUENOS  AIRES
Bedenimizi ve ruhumuzu dinlendirmeye yarayan  iki günlük  deniz yolculuğundan  sonra Arjantin’in başkenti Buenos Aires’e (BA) vardık.
Rio de la Plata  (Gümüş Nehri) Delta

Buenos Aires, ‘iyi  rüzgarlar’ demekmiş.  Rio Parana’nın  (Parana Nehri) deltası, yani Rio de la Plata kıyısında kurulmuş. Her ne kadar Rio de Plata ‘Gümüş Nehir’ demekse de nehrin gümüş renginde olduğu anlaşılmasın. Burası çamurlu, sığ ve kırmızı toprak renginde. Kıtanın içerlerinden pek çok nehir koluyla  taşınan bu toprakların nehre verdiği renk  Atlantik Okyanusu’ndan deltaya dönülünce  hemen farkediliyor. Gemilerin karaya oturmadan limana yanaşabilmeleri için ışıklı rotalar yapılmış ve bu görev deneyimli Arjantinli klavuzlarca yapılıyor.
Kongre Binası BA

1536 yılında keşfedildiğinde, malerya hastalığının yaygın olduğu, üç tarafını ağaçsız Pampas topraklarının sardığı bir bataklıkmış. Gemiciler nehrin yukarlarında gümüş bulacaklarını varsayarak buraya Gümüş Nehri demişler.


Gün ışığı ile açılıp kapanan çelik çiçek

Buenos Aires sonradan gelişmiş, o nedenle kentte koloni çağı mimarisi yok.19. yy yapıları için Fransız yapıları örnek alınmış. Bugün ise, genel eğilime bağlı olarak,  gökdelenler kenti. 11 milyon insanın çoğu çok katlı yapılarda oturuyorlar.

Trafiğe kapalı caddeler, alışveriş merkezleri, markalar, marka taklitleri satan seyyar satıcılar, ... herşey her büyük kentlerde görmeye alıştığımız gibi...arada bir Ekvador'dan veya başka yerden gelmiş  takı satan yerlileri görmek mümkün.

Yok yok bakkaliyesi gibi kiosklar ve Galeria Pacifico

Buenos Aires'de Obelisk'e bağlanan bir cadde
10 şeritli 9 Temmuz bulvarı dünyanın en geniş bulvarı.
Üstü kesilerek oluşturulmuş turist otobüsü, BA

Florida veya Lavalle caddelerinde piyasa yapmayı, bulvar cafelerinde uzun uzun oturmayı, et (steak) yemeyi çok seviyorlarmış. Mış diyorum çünkü sabah gelip, akşam kalkan bir geminin, yarım günlük kent turu alan yolcusu olarak, insan kendisi yaşayarak öğrenemiyor.

Palermo Parkı, Renkli çiçekli ağaçlarıyla sıcaktan bunalanlara gölge oluyor.
Buenos Aires parklarını süsleyen ağaçlar

Arjantin ve Buenos Aires’den aklımda kalanlar :
Eva Peron'un mezarı
La Recoletta Mezarlığı : Maria Eva Duarte de Peron (Eva Peron) ölümünden sonra tekrar evlenen kocasından ayrı, ailesine ait buradaki mezarında yatıyor.
Casa Rosada: Eva Peron burada  balkondan Arjantinlilere el sallamış

Casa Rosada : Pembe ev. Bu rengi sığır yağı, kanı ve kireçten oluşan sıvadan alıyormuş. Bugün de hükümet binası olarak kullanılıyor
St Martin Alanı :  Arjantin'in kurtarıcısı St Martin'in anıtmezarının içinde olduğu Metropol Katedrali. 

Bir efsane: La Boca'da top koşturmuş Maradona

Gemilerde artan boyalarla boyanan yoksul evleri turist çeken yere dönüşmüş

La Boca : Çok renkli evler, tango showlar, lokanta ve cafeler, müzik, resim, canlı heykel, turistler, neş'e, cümbüş burada. Hatta 10 numaralı formasıyla Maradona bile!
La Boca'dan bir ayrıntı


çakma Maradona turistlerle resim çektiriyor


Caminito Caddesi, La Boca



Arjantin denince ilk akla gelen : Arjantin Tango








Hiç yorum yok:

Yorum Gönder